#aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2023 Pazartesi

Fiksasyon*

 



Yorgun kelimeler biriktiriyorum gözyaşlarım içinde

Bir yağmur damlasının bulutundan ayrılışını düşünüyorum

Git gide hafifleyişi ve azalarak yok oluşu...

Kasvetli bir gün doğuyor uzaklarda

Kaldırımlar gri, sokaklar ıslak

Ağaçlar ıssız çiçekler toprağa küskün

baykuşlar da terk etmiş ormanı

Sırılsıklam bir yalnızlık almış şehri 

Bütün sokakların adı hüzün

Ne bir ayak sesi ne bir kuş cıvıltısı

Yalnız zamanın tersine işleyen tıkırtısı

Freud bile göremezdi böyle fiksasyon

Tek düze caddeler başıboş evler

Kırık çerçevelerde  yitiksiz anılar 

Muhattabı olmayan mektuplar kadar varoluşsal sancılar

Geceleri yalnız gölgeler gezer

Karanlığa alışan gözler birbirini seçer

Tek bir sokak denize çıkartır

Kıyılarda ölgün balıklar ve korsan ağları

ne bir gemi vardır ne de tayfası

terk edilmiş bir şehrin sessiz fısıltısı

kara kediler de gölgelere karışır 

burada sessizlik tüm çığlıkların örtüsüdür.

Ne kadar bağırmak isterse o kadar susar

İllegal bir şehrin son tınısı.







21 Şubat 2021 Pazar

Dünden fazla yarından eksik




Venus and Mars , BOTTICELLI                                                                      Işınla beni spak


                                                    
Alışılmış laflar edemem sana                                                                                                                                  

kedilerden bahsederim bir gece vakti 

Yalnız sokakta kırmızı battaniyeli 

Denize dökülen yollar misali 

Gözlerine koşarım yalın ayak 

Bir yıldız kayar üstümüzde 

Unuturuz  Dilek tutmayı ikimizde

Soluksuz anlar savrulur üstümüze 

Bir karanfil toprağı deler 

Trenler gelir trenler gider 

Yollar bakışlarında uzar 

Ellerim ceketinde hayata tutunur 

Bir küçük kız gözlerinde kaybolur 

Anısı kalır eski yaraların 

İzleri parmak uçlarımda 

Nereye dokunsam bulaşacakmış gibi korkutur 

Kara bir kelebek göğsümde çırpınır 

Ece Ayhan şiire burada dahil olur 

Dinleyin abiler 

Kara Kanatları güvelenmiş 

Yıllar var ki uçmayı unutmuş 

Sen dokunmaya cüret etmişsin o korkmuş 

Eski kabuslar kozasında duruyormuş 

Parmak uçlarımdan öpersen bir gün 

Yara bandı anlamını yitirir 

Bu veba yeryüzünden silinir 

Olur da seversen usulca 

Denizi seyreder gibi telaşsız 

Yalnızlık yeni bir anlam kazanır 

İşte o zaman anlarım 

Yarım da bir tamdır 

Yarından umut vardır 

İşte o zamana kadar canım

Ben savrulup gitmeye razıyım 

Olur da rüzgarım senin kıyıların da eserse 

Dalgaları dinle yorgun yüreğinde 

Gök yüzünde ara beni



Fiksasyon*

  Yorgun kelimeler biriktiriyorum gözyaşlarım içinde Bir yağmur damlasının bulutundan ayrılışını düşünüyorum Git gide hafifleyişi ve azalara...